Değerli meslektaşlarımız,
Makaleler sayfamızda çeşitli kaynaklardan derlenmiş yararlı bilgilerin yanı sıra sizin gönderdiğiniz bilgileri de bulacaksınız.
Post Kor Sistemler, Çeşitlerine Göre Farklı Başarı Oranları Göstermektedir


Genel Bilgiler: Pek çok post kor materyali ve uygulama tekniği olmasına rağmen bunlardan uygun olanın seçimi, özel klinik durumlarına göre belirlenmelidir.


İncelenen Makale: Terry DA, Swift EJ. Post-and-Cores: Past to Present. Dent Today 2010; 29 (January): 132-135.

Geçmiş Deneyimler: Post kor sistemlerin bazıları 2 asırdır kullanılan metotlardır. Dökme post kor sistemler, zamanla yerlerini tek parça post kronlara bırakmıştır. Fabrikasyon ve yerleştirme gibi iki aşama gerektirse de bölgesel bütünlüğü arttırmak, farklı kanal yapılarına adaptasyonu sağlamak ve çekirdeğe farklı açılar vermeyi sağlayabilmek için tercih edilirler. Post kor bozulmaların sebepleri arasında tekrar eden çürükler, endodontik bozulmalar, periyodontal problemler, postun yerinden oynaması, yapışmada oluşan bozulmalar, post kor ayrışması, post ya da kronun sızdırması, kor bozulması, post çarpıklığı ya da çatlağı, dişte ya da kökte meydana gelmiş çatlaklar vardır. Metal postlar çatlak oluşumuna karşı bir koruma oluşturabilir. Şu anda, özel durumlarda kullanılabilecek çok çeşitli sistemler mevcuttur.

Hedef: Bu makale uygun sistemleri tartışmak üzere yazılmıştır.

Sonuçlar: Özel dökme çivili korlar asimetrik kanallara iyi adapte olup minimal derecede diş yapısının kaybını gerektirmeye eğilimlidir. Kalıplar, doğrudan ya da doğrudan olmayan yoldan, hangisiyle hazırlanırsa hazırlansın, bu prosesin 2 gerekliliği vardır. Geniş elastik modülü seramik restorasyonlar için daha stabil fakat daha az elastik substrat sağlar, fakat post kaybına ya da kökte çatlağa neden olabilecek oklüzal kuvveti iletir. Önceden fabrikasyondan geçmiş sistemler aktif (dentin duvarlarına bağlanır) ve pasif (dentinle bağlantısı yoktur) olmak üzere ikiye ayrılır. Postlar sivrileşen ya da paralel dizilen tırtıklı, burgulu ya da yumuşak yüzeylerin kombinasyonundan oluşur. Aktif postlar daha sızdırmazdır fakat yerleşmesi sürecinde belli bir basınç uygular. Paralel dizilmiş tırtıklı postlar, sızdırmazlığı en yüksek pasif tasarımlardır. Önceden fabrikasyondan geçmiş metal postlar genellikle metal kombinasyonlarıdır. En popüler olanı titanyum alaşımlarıdır. Metal olmayan fabrikasyon postlar ise seramik (zirkonyum oksit) ve fiber destekli reçine postlardır. Zirkonyum oksit postlar yüksek eğilme gücü, biyo-uyumluluk, korozyon rezistansı gösterirler fakat eğer öncül tedavi yapılmazsa, hazırlanması ve kanallardan ayrılması zordur. Sadece bir gerekliliği vardır ve korozyon ile kök çatlağına rastlanmaz. Ayrıca sızıntıyı azaltmak ve iyi bir elastik substrat hazırlamak için önerilirler. Yüksüğün tasarımının etkisi, başarı için kritik bir faktördür. Endodontik olarak tedavi edilmiş dişlere hazırlanan kron dizaynlarında post korun tepe noktasında 1,0 – 2,0 mm.lik yaka bulunmalıdır. Bu, çatlak oluşumunu engeller. Bazı çalışmalar fiber destekli sistemlerin fabrikasyon metal postlardan çok daha üstün olduğunu gösterir. Bu postlar dental duvarlara yapışarak bağlanır ve bu da dişin yenilenen yüzeyini güçlendirir. Bağlanma sonrasındaki dentin ile benzer elastik modül gösterir.

Sonuç: Pek çok post kor materyali ve uygulama tekniği olmasına rağmen bunlardan uygun olanın seçimi özel klinik durumlarına göre belirlenmelidir.

Araştırmacının Yorumu: Zirkonyum ve fiber destekli reçine post sistemlerine daha elastik substrat sağladığı ve bağlanabildiği için üzerinde fazla düşünülmeden yapılmış acele bir geçiş olduğu kanısındayım. Fakat bu sistemlerin hiçbiri diğer sistemlere avantaj sağlamamaktadır. Klinik vakalar için en iyi yöntem olan post kor çeşidi seçilmelidir. Uzun dönemli başarıda iyi bir yüksük yerleştirmenin sisteme etkisi olmayacaktır.

İnceleyen: Thomas G. Berry, DDS

E-Mail: dterry@dentalinstitue.com



Turkod © 2014 | Tüm hakları saklıdır.