Değerli meslektaşlarımız,
Makaleler sayfamızda çeşitli kaynaklardan derlenmiş yararlı bilgilerin yanı sıra sizin gönderdiğiniz bilgileri de bulacaksınız.
RMGI Materyaller Kompozit Reçine ile Onarılabilir


Genel Bilgiler: Reçine ile modifiye edilmiş kompozit cam iyonomerlerin (RMGI) onarılmasında, aynı materyalin kullanımı önerilmektedir. Kompozit reçine, diğerlerine oranla sonuçları tahmin edilebilir bir onarıcı materyal olabilir.


İncelenen Makale: Maneenut C, Sakoolnamarka R, Tyas MJ. The repair potential of Resin-Modified Glass-Ionomer Cements. Dent Mater July; 26 (July):658-665.

Geçmiş Deneyimler: Cam iyonomer materyallerin pozitif özellikleri herkesçe bilinmektedir. Cam iyonomer ürünlerin sahip olduğu problemlerden bir tanesi asit bulunduran ortamlardaki çözünürlüğüdür. Materyallerin bir sınıfı olarak bu durum üzerine düşünülmüş ve reçine ile modifiye edilmiş cam iyonomer (RMGI) olarak adlandırılıp son restoratif materyaller olarak formüle edilmişlerdir. (Kaplamalar, yapıştırma materyalleri, doku yapıştırıcı materyalleri.) Bunlar, onarılmasını gerektirecek sonuçlara neden olabilen tüm restoratif materyaller gibi kırılabilir, çatlayabilir ya da aşınabilirler. Birçok araştırma, reçine kompozitlerin ve diş dolgusunda kullanılan malgamanın onarılması üzerine odaklanmış ve bu araştırmalarla her iki metodun da klinik olarak uygulanabilir bir seçenek olduğu kanıtlanmıştır. Bugüne kadar RMGI onarımının uygulanabilirliği konusu üzerinde çok az çalışma yapılmıştır.

Hedef: Bu araştırma 2 RMGI kayma bağ gücüne sahip materyallerin onarıcı madde olarak aynı materyalin mi, yoksa reçine kompozitinin mi kullanılması gerektiğini incelemeye yöneliktir.

Metotlar: 150 adet epoksi numune standardize edilmiş çürük hazırlıkları ile oluşturuldu. Yarısı Ketac N100 ile diğer yarısı da Fuji II LC ile restore edildi. Her iki materyalin de 75 örneği, ek olarak 15’er olmak üzere 5 gruba ayrıldı ve her biri kendisine ait olacak şekilde RMGI ya da ön işlem olarak poliakrilik asit ve fosforik asit, ya da ön işlem olmaksızın kompozit reçine ile bağlandı. 24 saat boyunca suda muhafaza edildikten sonra kayma bağ gücünün testi için evrensel bir test makinesine tabi tutuldu. Her bir numunenin çatlamış yüzeyleri, başarısızlığın nedenini belirlemek üzere mikroskobik olarak incelendi. İlave örnekler yüzey tedavi öncesi işlemine tabi RMGI materyallerin yüzey biçimini karakterize etmek adına oluşturuldu.

Sonuçlar: Ketac N100’ün kayma bağ gücü kabul edilemeyecek ölçüde düşüktü ve aynı zamanda yüksek bir yüzde ile adhezif başarısızlıklara sahip olduğu görüldü. Yüzey tedavisi göz önüne alınmaksızın Ketac materyale bağlanan reçine kompoziti ciddi ölçüde daha iyi bir sonuç elde edilmesini sağladı.

Sonuçlar: Ketac N100’ün onarımı ancak reçine kompoziti olduğunda uygulanabilir olmaktadır. Fuji II’nin onarımı ise herhangi bir materyal olduğunda uygun olabilmektedir. Hem poliakrilik, hem de fosforik asit ile tedavi öncesi uygulanan işlemlerin herhangi bir materyal üzerinde ciddi bir etkisinin olmadığı görüldü.

Araştırmacının Yorumları: Geçmiş bilgi kaynakları ve çalışmalar, kompozit ve amalgam restorasyonların, koruyucu bir tedavi opsiyonu olduğu yönünde güven vermekteydi. Bu araştırma RMGI restorasyonların onarımına ilişkin benzer şekildeki bazı soruları yanıtlamaya başladı. Kompozit reçine, benzer şekilde her iki materyali de onardı ve bazı materyallerdeki kohezif başarısızlıkların çoğunlukta olması, kimyasal bağlamanın önerilmesi için iyi bir neden oldu. Bu onarımlarda elde edilen başarıların farklılığı ortaya koydu ki, daha fazla veri elde edilene kadar bu sınıf materyallerin kompozit reçineler ile onarılmaları akıllıca bir seçim olacaktır.

İnceleyen: Daniel E. Wilson, DDS

EMail: m.tyas@unimelb.edu.au

Turkod © 2014 | Tüm hakları saklıdır.